The Night Of

Yağmurlu ve karanlık bir Pazar günüydü. Sıcak içeceğimi ve battaniyemi yanıma almış, romantik komedi türünde bir film izlemek üzere koltuğuma yerleşmiş...
Bir dakika? Ne romantikliğinden bahsediyorum ben. Başa alıyoruz.
Yağmurlu ve karanlık bir Pazar günüydü. Son birkaç gündür en yakın arkadaşım olan Otrivine'i, evdeki tüm selpakları tükettiğimden bir adet tuvalet kağıdı rulosunu, ilaçlarımı ve suyumu yanıma almış uzun zamandır merak ettiğim suç ve dram türündeki mini dizi The Night Of'u izlemek için koltuğa uzanmıştım. Halim olmadığı için kaç bölüm dayanabileceğimden emin değildim. Kısa molalar ve dizinin kasvetli havasına daha fazla maruz kalmak istemeyen ablamı evden kaçırmam ile saati 20:30 etmiş ve The Night Of'u bitirmiştim.
Hastaydım, hava berbattı ve ben hayatımda izlediğim en iyi diziler listesine bir yenisini eklemiştim. Pek de fena bir gün sayılmaz değil mi?
Gelelim diziye. 2008 yapımı İngiliz dizisi Criminal Justice'i duymuşsunuzdur belki. The Night Of bu dizinin Amerikan versiyonu. The Wire'ın yazarlarından Richard Price ve Schindler's List'in senaristi Steven Zallian yazıyor ve Zallian, Man on Wire ve The Theory of Everything'in yönetmeni James Marsh ile beraber diziyi yönetiyor. Böyle bir yazar ve yönetmen kadrosundan kötü bir iş nasıl çıkabilir ki zaten. Başrolleri ise Riz Ahmed ve John Turturro paylaşıyor. (Dipnot: Riz Ahmed, Girls'ün final sezonunda karşımıza çıkacak. )
New York'ta ailesiyle yaşayan Pakistan asıllı Amerika'lı bir üniversite öğrencisi olan Nasir Khan'ın genç bir kadının cinayetinden yargılanmasını konu alıyor dizi. Klasik polisiye dizilerini unutun. Karakterlere ve yargı sisteminin işleyişine o kadar kanalize oluyorsunuz ki "Katil kim?" sorusunu sormuyorsunuz bile kendinize. 
Man on Wire'ın görüntü yönetmeni Igor Martinovic'in üstlendiği sinematografi ve Fargo'nun bestecisi Jeff Russo'nun müzikleri ile dizi tam bir sanat eseri. İzlenecekler listenize mutlaka alın.






No comments

Back to Top